16 Temmuz 2013 Salı

PARKURLARIMIZDAN: BALIKAŞIRAN VE BENCİK KOYLARI




“Yılan gibi kıvrıla kıvrıla, Datça Yarımadası'nın içine 1,5 mil giren Bencik Koyu, Hisarönü Körfezi'ni gezen hiçbir yatın uğramadan geçemeyeceği bir limandır. Çam ormanları, Bencik Koyu'nun her iki yakasındaki sırtlardan suya kadar iner. Sahillerini, nakış gibi işlenmiş küçük koylar süsler. Büyük koya girince doğudan bir burun çıkar. Onu geçtikten sonra, küçük küçük koltuk yapmış, birçok koy vardır. Buralarda, 8 ila 15 m. arası suada demir bırakıp kıyıdaki bir çama palamar verince, yatınız güven içinde sakin yatar. Meltem arkadaki tepelerden eser, serinletir, rahatsız etmez. Bencik Koyu içinde, her havada barınılacak bir köşe bulmak mümkündür. Koyun doğu yakasındaki demirlemeye en uygun yerinde, Maden Tetkik Arama (MTA)'nın dinlenme tesisleri vardır, girilmez. Bir küçük büfe, telefon ve plajdaki duştan istifade edilebilir. Koyun nihayeti, kuzey ucunda, göl gibi bir havuza dönüşür. Ancak içi sığdır. 1 ila 2 m. arası su vardır. Buraya tekne girebilirse, kışın bile hiçbir hava etkili olmaz. Buradan Datça yolu yakındır. MTA'nın asfalt yolu koyun yanından geçer. Gökova tarafındaki Balıkaşıran Koyu ile Bencik sırt sırta, yarımadanın en dar yerini oluşturur. Hatta Knidoslular, düşmandan korunmak için, ikisinin arasını kazıp ayırmaya çalışmışlar, ama kayalık ve yüksek olduğu için başaramamışlardır. Sırttaki Datça yolundan araba ile geçerken her iki körfezin koylarını aynı zamanda seyredersiniz. Nefis bir manzaradır.”

"Vira Demir", Sadun BORO, TEB Yayını, İstanbul 2005, sh.276-278

"Harpagos hiçbir başarı gösteremeyen Karialıları köleleştirdi; bu bölgede yaşayan öbür Yunanlılar da yiğitlikten yana Karialılardan daha üstün çıkmamışlardır. bir Lakedaimon kolonisi olan Knidos da bunların arasındadır. Bunların toprakları denize bakar; Triopion denilmesi bundandır; burası Bybassos Yarımadası'nın uzantısıdır; bütün Knidos toprağı, ince bir kıstak dışında, suyla çevrilidir; kuzeyi Kerameikos Körfezi, güneyi Syme ve Rodos Denizi'dir. Harpagos, İonia'ya indiği zaman Knidoslular, bu aşağı yukarı beş stad genişliğindeki kıstağı kazmaya başladılar; yurtlarını ada haline getirmek istiyorlardı. Böylece tamamen kendi yurtlarına çekilmiş olacaklardı, zira kazmak istedikleri yer, Knidos topraklarını anakaraya bağlayan toprak parçasıydı. Pek büyük insan emeği harcandı bu iş için; ama görülmemiş bir olay geldi başlarına, işçiler taşları kırarken çeşitli yerlerinde ve en çok da gözlerinde inanılmaz büyüklükte yaralar açılmaya başladı. Delphoi'ye elçiler gönderip bu nedir diye danıştılar, Knidosluların kendileri anlatırlar, Pythia şu üçlü iambos ile cevap vermiş: "Kıstak ne kale ister ne de kazılmak. Zeus isteseydi bu karyayı ada yapamaz mıydı ?" Bu oraklı üzerine Knidoslular işi bıraktılar ve Harpagos ordusu geldiği zaman çarpışmadan teslim oldular."

"Tarih", Herodotos, Çeviren: Müntekim Ökmen, T.İş Bankası Kültür Yayınları, Mayıs 2006, İstanbul, Sh. 94-95

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder